Nefes almakta zorlanıyor ve kağıttan duvarlar üstüne geliyorsa! Ruhunu kapattığın o kutu, sana dar geliyordur artık...
Sessizlik, kendini duymak adına verilen zorunlu suskunluk.. Oysa ne kadar fazla yabancı ses var ve ne kadar fazla ışık...
Bir şehri ışıkları herşeyin başlanğıcı olabiliyor, parmakların arasında küçülüyorsa bir şehrin ışıkları kalkıp gitme vakti olduğunu anlıyorsun. Peki nereye ?
- Neden ortalığı dağıtıyor şimdi.
Usandı onunla olan konuşmalarımızdan , seslerden.
- Kim o?
O kendi dışında herşey olmaya çalışan biri.
- Duvarda ki yazılar..
Sohbetlerimiz sırasında yazmıştı ama devam edemedi. Kulaklarını kesti.
Hatırlamıyor muyum?! Elbette hatırlıyorum ve susuyorum... (********).(************)
House of Duarden

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder