Mart 15, 2008

Karanlığın içine korkmadan giren eller.



Karanlıkta yolculuk kötü bir şey değildir; asıl karanlıkta kalamamaktır insanı üzen ama yapacak bişey yok Bukowski'nin tanımıyla şanslı piçlerden değilsinizdir ve dönüp göreceğiniz daha aşağılık şeyler vardır. Ama bugün bunlardan bahsetmeyeceğiz ya da daha sonra.. Serseri olarak yaşamak istiyorsanız hafızanız kısa süreli olmalıdır ve umursamanız.

Bugün siz ne yaparsanız nerede olursanız elinizi tutan birilerinden bahsedeceğim. Bu varlıkların (onlara insan diyerek lekelememek için onları) var olduğunu görmek insanı kederlendirmiyor da değil. Sizi önemsediğinize inandığınız ya da daha fazlası olan kimse yoktur karanlıkta hatta hiçbir şey yoktur. Evet, kalabalık dışarıdadır ve bekliyordur ama sizin tamamıyla dışladığınız bir dünyadadır onlar. Sonra o yokluğun içinde bir sıcaklık beliriverir elinizin olduğu yerde karanlığınızın mutlak hâkimiyetine inat orda kalır. Tüm yok düşüncelerin arasında birden neden biri karanlığı önemsesin düşüncesi gelir saplanır artık karanlık tek şey değildir sizin için. Ve sırf kim diye veya gerçek mi diye dönersiniz, tüm yolculuğunuz sırasında orda olanla karşılaşırsınız. Elin sahibiyle…

Bu kişi sizin için hayatını erteler sonra size bakabilmek tekrar inancınızı size vermek için. Bir paşam kaldı sanıyordum bu ellerden ve uzakta olduğu için rahattım ama o minik kızı unutmuşum . Ona sessizliğimde her şeyi tek tek gösterirken ve geceleri üstümü örterken ki özeni için teşekkür etmedim bilirim yavan kalacaktı kelimeler. O varlıkların yaşıyor olabilmesine seviniyorum, birgün şanslı bir piç bile olsam arkamda gerçek olarak yaşadığım ne varsa onlarla paylaştığım şeyler olacağını biliyorum çünkü..

Sıradan bir yazımı okuyan için evet yazan için asla….

Oyuncular mı bırakın oynasınlar umursamıyorum...


House of Duarden..

Saian - Ay Şarkısı

Saian - Ay Şarkısı