
Kaçmak lazım...
"Yalnızlığına kaç dostum! Seni büyük adamların gürültüsünden sersemlemiş, küçüklerin iğneleriyle de delik deşik olmuş görüyorum. Seninle nasıl susulacağını pek iyi bilir orman ve kaya. O sevdiğin ağaca benze yine sen, o geniş dallıya: sessiz ve dinlercesine sarkar o, deniz üstüne. Yalnızlığın bittiği yerde, pazar yeri başlar; pazar yerinin başladığı yerdeyse, büyük oyuncuların gürültüsü ve ağılı sineklerin vızıltısı başlar. Dünyada en iyi şeyler dahi, göstereni olmazsa değersizdirler: bu göstericilere büyük adam der halk. Halk pek anlamaz büyükten, yani: yaratıcılıktan. Ama büyük şeylerin bütün göstericilerinden ve oyuncularından hoşlanır. Yeni değerler yaratanların çevresinde döner dünya - görünmeden döner. Oysa oyuncuların çevresinde döner halk ve şan: "dünyanın gidişi" böyledir. Ruh vardır oyuncuda; ama ruhun vicdanı pek yoktur. O hep, en çok inandırdığı şeye inanır - kendine inandırdığı. "
F.Nietzsche
En sevdiğim metinleri arasındadır, anlamını hiç kaybetmez sadece oyuncular değişir...
F.Nietzsche
En sevdiğim metinleri arasındadır, anlamını hiç kaybetmez sadece oyuncular değişir...