Ağustos 25, 2007

Mühürlü dudağımın sana ait yeri...


"…şimdi hala istiyorsak ikimiz de,
kendi kalabalığımızda kaybolabiliriz! "




Yeniden yabancısıyım ezbere bildiğim senin
Beşinci mevsimde bitti diye bu düş
Takvimden kovulmuş bir tarihe gömüldük…


Kışa emanet yaz düşleri
Yağmur yağdı mı silinir yüzündeki çizgiler
Paslanır gider kış güneşi sabahlarında nemli kalan seviler…
Umarım biter bu yılgın sancı,
Umarım biter…


Sus! Vakitsiz yağmur getirir gözlerime kelimelerin
Islak gözlerimden izleme kayıp gidişini,
Yok oluşunu ikimizin…
Avuçlarımızdan sızan hiçlikle
Şimdi tutabiliriz kollarından yetim sahipsizliğimizin…


Dinle! Suskunluğumuzla paylaştık sandığımız sessizlik bu.
Şimdi çekiyor bizi en dibe…
Ne çok aldanmışız birbirimize,
Aynı sessizliği hiç mi paylaşmadık yoksa seninle?


Mühürlü dudağımın sana ait yanı…
Ölüler diriliyorsa şayet
O vakit yüzleşiriz biz de…



02.09.2005
yesim kırlı

Sustum...




konuşmaya kalkmayacağım; söz…
Dilenmek için vakit geç biraz,
biraz da sensizlik beni aldatan…
Dedim ya, sofranın ortasından kalkmak gibi,
en iştahlı yerinde kaşıksız kalmak!

En inanılmazı da,
buna dayanmaya cüret etmek…

Dedim ya;
içindeyken çekmek erkekliği…
Ya da bir anneydim ben senin gibi:
düşün ki kıydım kendime,
seni yaşatmak için…

Boş sözler vermedim:
aşk içindi her şey!
Her şey seni daha çok sevmek için!

Kadınım!

Bir tren yolculuğuydu seni tanıdığım.
Saçların, omzumdan salınan
kum taneleri kadar ışıl ışıl,
güneş gibi içimi ısıtan…

Yine ben o trende olurum:
Yanımda sen olursun…
Üzerinde kahverengi hırkan,
uzun keten eteğin
ve kollarıma dolanmış kolların…

Uyuyacaksın.
Ne zaman gözlerini açıp da başını kaldırsan
ben sıcak yanaklarına bir öpücük konduracağım.

Bir istasyon öyküsüydü
Bir valizim, bir elin ve omzun;
Yaslayarak ruhunu sırtıma
özgür olacaktı ruhum

Sonra düdük; hadi gidin buradan…
Hadi gidelim buradan,
sıcak vagon, güzel pulman;
raylar tanıdık;

yasla başını,
yaslı başıma;

Orhan TURAN

Saian - Ay Şarkısı

Saian - Ay Şarkısı