Ocak 18, 2008

Dünya etrafımda daha yavaş dön.


Dünya etrafımda daha yavaş dön, öyle ki sana olan etkilerimi anlayabileyim...

Daha önce olayın merkezinde yer almaya bakmıştık, aynı gibi görünebilir ama her ufak ayrıntı başka bir yola götürü bizi.

Herşeyin nedeni olma tutkusundan bahsedeceğiz, tüm çağlarda etkisini göstermekle birlikte bu duyguda çağımızda tavan seviyesine ulaşmıştır. Birey tüm düyada kendini arar, sanır ki tüm dünyanın varolma nedeni kendidir. Yapılan tüm söylevler, sunulan tüm takdirler ve tüm eleştiriler onadır. Bu insanlar hayatı daha fazla izlemek zorundadır çünkü kendinden doğan herşeyi yakalama arzusu hergün daha kavurucu istekler oluşturur onda. Bu durum değerlendirmelerinde hep eksik bir bakış açısı yaratır.

Ama kimin umrunda ya benim etrafımda dönsün herşey yada yokolsun der...

House of Duarden

Mağduru oynayanlar...




Siz genelde kendinizden başka şeye değer vermeyenler en çok siz oynarsınız mağdur rolünü..

Aslında tek bir şeye değer verirsiniz büyük kibrinize , onun dışında herşeyi aşağılarsınız ince kinayelerle , pek sever düşünmez takımı, sizi ,süslü kelimeler ve kinayelerinizide.

Ama hayat size hep istediğiniz şakşakları sumaz karşınıza dikilipte aciz ruhunuzu gösterenlerde çıkacaktır karşınıza, en büyükkorkunuzda bu olsa gerek...

O zaman magduru oynarsınız çünkü düşünmez takımının daha fazla deger verdiği şey odur..

Sürü içinde kalı en iyisimi siz karşımızda bu oyunu görmekten sıkılan ruhara sahip kişileride düşünerek...

Ama umursarmısınız ki o kötü görüntünün bizim gözlerimize verdiği ızdıraba...

-------------------------

Olmayan magduriyetler

Çağımız diyorum magdur olmama çağımıdır, değil! dünyada yaşıyorsa hele insan,
ama sözüm daha küçüklere( ruhları küçüktür onların ) sahnede olmak isteyenlere daha çok yani sen ey kendinden başkasına değer vermeyen dediniz mi boynunu büker ve magduru oynar o zaman ,bunlardır gözlerimize ruhumuza ızdırap veren.

House of Duarden

Dünya küçül ki tüm ihtişamım gözüksün..


Ah erdem satıcıları sizi ne çoksunuz demeye getirir Nietzsche Tan kızıllığında erdemlerden bahsederek ne kadar kirletirsiniz ruhumu...

Olaya her yönden bakar gözükürler ve siz onlara bak ne kadar çok pencereden bakıyor dersiniz der bir yerinde oysa onun amacı bilgiyi ucuzlatmak ve satın almaktır gözünüzde..

Bu tip insanlar büyük bir dünyada erdemleri yada bilgilerile yol arkadaşlığı yapmak yerine hep bir ben koyar ortaya, Herşey onu kendini söylemesi için var olan araç , ısık erafında dolaşırlar ki parlakta gözüksünler "başkaları vasıtasıyla parlamak der buna aynı kitapta tan kızılının sahibi.

En temel istekleri alttan alta dünyayın küçülmesidir böylece daha fazla kişi o beni görebilsin. Oysa kendileri büyümez bu cüceler bilmezler..

House of Duarden

Çölde yaşam..


Hayat, çölde olmak istemek kadar kolay olmasa gerek. O yüzden sanırım bir yolculuk haline bürününce, durup kelimelerle bir şeyler anlatmayı gereksiz buluyoruz.  Olur,  zaman normallik halini boşa vermez insana, sıfır noktası anlatmasa da, gitmekse gidebilir diye bakmayı ögretir . Ne olduğunu önemseyen bir ruha sahibim aslında.  Ve önemsediğim şeyleri, kişilerin umursa mamasını da çok yaşadım.. Bu yüzden sormak gereksiz.. Anlatmayacakları kelimeleri olan insanlara....
Oyuncaklar çağındaki oyuncaklardan olamadım , o yüzden düşürüldüğünde hala kırılıyor ruhum..
..........

Çağıl hastalığı gizli yukarda ama bu sefer durup anlatmayı gereksiz buldum....

ekleme

Kalabalığı sayıyla ölçme çağı ah asıl bezenler bunlardır. Kendileri sayı olanlar yani. "Çölde, çölde başka şey arayacak olanın vay haline demiş" kanla yazan en son...


House of Duarden

Normalim ben de öyle bakmayın...


Çağıl hastalıkları diyoruz ya kızıyor insanlar olsun var bunlar sende, bende...

Genelde şeçimleri ile yaşar insan ama çevresindekilerin seçimleriyle. Eğer genelin içinde uyum sağlamakta güçlük çekerseniz tüm gözler size çevrilir. Bir kişinin uyumsuzluk yaşaması tüm insanları korkutur çünkü, hastalık ya her bireye bulaşırsa öngörüsü iki secenek sunar gruba; ya techir yada asimile etmek. Bu sırada neden bilinmez uyumsuz bireydede aynı süreç yaşanır. Normallik üzerine nutuklar ve olmadığını bildiğimiz yalanlar yükselir kalabalıktan ve içinden bireyin. Uyumsuz kafasını kaldırır. Sadece ufak bir nöbet yaşamışcasına normalim bende der.. Lütfen bana öyle bakmayın artık....

Sessiz ruhlara ne kadar çok ihtiyaç var aslında...


House of Duarden

Sebebler Bulma Çağı.


Giriş..

Ne o? Niye birden üstüne alındın! yoksa seninde ruhun bu yolda yürüdü mü daha önce...

Olay...

Günlerce kendi kendine düşündün.. Aslında tamda başında karar vermiştin sonuca, sana gerek olan sadece sebebti...

Sonuç.

Sebebin için öncülün...


Gün içinde yada durup dururken herhangi bir anda anlamadığınız birşeyle (anladığımızı düşünürüz ya genelde neyse) karşılasınca yaparız bunu; sonuca ulaşırız kendi öncül,deneyim yada sırf sıkıntımızdan. Anlamayacak oluşumuzun kendimizi anlamsızlaştıracağından korkarız. Ve beynimizde bir dizge halinde sıralarız onları, bizi en az rahatsız edecek olan sonuç ( yorum) ordadır ve en iyisi ona tutunmaktır. Çünkü buna sırtımızı dönersek yaşamımız elimizden kayar gibi olur, onca zaman vitrine koydup kendimiz diye serğilediğimiz yapma çiçekler solmakla karşı karşıyadır.

Hemen hemen birçok durumda böyledir.. Ama sen değil demi? Sonucun varsa sebeblerini bulma çağındasın yatağına uzan ve kendini haklı çıkaracak sebebler aramaya başla..

*******

Not: Sebeb eşit değildir sebep'e. Bu değil mi anlatılan ey göz atan ...


House of Duarden

Saian - Ay Şarkısı

Saian - Ay Şarkısı