Eylül 03, 2011

Kimsesiz...







İnsan ne zaman duraklar ve bakarsa yaşamına sorgulamalarına düşüyor..
Şimdi ben:
Kimsesizliğimin ortasındayım, kim olduğumu bilmeden.
Neler olurdu yaşamında kim olurdum? Şu an ki kadar kayıp mı? Yoksa çoktan gitmiş mi umursamadan?
fast rewind
8:12


O gün yani cd yazıcıyı bilgisayarından sökmem için çağırdığın gün, devamlı beynimde takılı kaldığım gün..

Sana sarılıp seni ne kadar sevdiğimi söyleyip her şeyi düzeltebileceğim gün! İşte o gün ben her şeyi mi kaybettim. Sadece iki kısa cümleyi kurmayıp kapıdan çıktığım an ben diye tanıdığım her şeyi içerde bıraktığımı çok sonra fark ettim. Senin canını yakmaya çalışırken kendim diye ne varsa onu parçaladığımı senin ben olduğumu ve incittikçe seni iyi diye ne varsa bildiğim koca bir kuyuya düştüğünü..


Hayat çok garip biliyor musun? Sadece olmadığı zaman gerçekten değerini anlıyoruz insanların. Değerli mi değersiz mi işte o yokluk zamanı öğretiyor insana hayatında bulunanların. İşte kimsesizliğimin ortasında yine sen varsın ne olurdu diye düşündüğüm.


Zamanın geri alma tuşu yok yaptığımız hataları geri alıp açtığımız yaraları silmenin ve yolu yok kimsesizliğin içinde, kimse olmanın..


Ne öğrendim biliyor musun bunca zaman sonra, diyor ki replik -değer verdiğin ne varsa vazgeçmeyeceksin benim öğrendiğimse düzgünce vazgeçeceksin.


Hayatına aldığın insanlar seni daha iyi biri yapmıyorsa hayatında kalsalar da kalmasalar da önemi olmuyor. Ve öğrendim ki seni iyi yapan kişileri kaybettiğin zaman sen diye bir şey kalmıyor…


Aman be üstat yine ne diyorsun? O kadar sessizlikten sonra yine bilmediğim, anlamadığım hikâyelerinle mi döndün..

Üstadla konuşmalar partsız

House of Duarden

Hiç yorum yok:

Saian - Ay Şarkısı

Saian - Ay Şarkısı