Nisan 16, 2008

Tissue paper...

Kâğıt mendil...



Kullanılıp atılan kâğıt mendil gibi hayatım…

Daha fazlasını beklemek haksızlık olurdu. Oya işi mendilleri geride bırakalı çok oldu. Artık zaman kullan at ambalajlarında gizli sözler kelimeler ve en kötüsü… En kötüsünü söylemeye gerek yok..

Ne zaman bir haksızlığa uğrasam hayatımda ki herkes telaş yapardı neden yaptıklarını anlayamazdım dünya böyleydi. Bütün insanlık birbirine haksızlık yaparak yaşamaya alışmıştı oysa. Telaş neden ki nasıl olsa herkes için sıra ve vakit vardı hayatımda.

Kullan at kâğıt mendil gibiydi hayatım.

İnsanların neden bunları yaptıklarını anlayamayanlar bende denerlerdi. Çığlık atardım duyan olmazdı. O yüzden kolayca atılan özensizce ben olurdum. Önemsiz olmaktan kaynaklıydı tamam. Önemsiz kalmıştı zaman içinde ruhum, değer verdiklerim buydu beni önemsiz yapan ve sadece kelime kullananlar için kenara atılan anlam kadardı daha fazlası olamazdı, olmamalıydı. Sonra tekrar kendi sahnelerine dönerlerdi benim ruhuma, onların ağızlarına alışık kelimelerin anlamlarıyla. Ben otururdum sadece, yazardım yâda söylerdim. Oysa yazım hayata, sesim kimsenin ruhuna işlemezdi bilirdim. Şimdi kayadan tabletlere yazmak için bırakıyorum söylemeyi ve yazmayı.

Kullanılıp atığın kâğıt mendil gibiydi hayatım… Nasıl olsa köşede ki büfede daha fazlası vardı.


House of Duarden

Hiç yorum yok:

Saian - Ay Şarkısı

Saian - Ay Şarkısı