Nisan 14, 2008

Kandırılmış Çocuklar




Orada,
Yetişemediğimiz bir Mayıs akşamında…
Dışarıda duruyor kurduğumuz en az bir cümle
ve belki bir hece umut…


...........................................


Unutulmuş bir yenilgi
Yeniden göç etmek sana
silkeleyip çoktan üzerine sinmiş başkalarını
sen artık başka adamların o başka kadını…


..............................................



“Yalnızca bilmezler yüzümdeki gülümsemeden sessizliğin orada, yıllardır bana tanıklık yapan yerde olduğunu... Oysa ben, aynı benimdir her yenilgi sonrasında ve her yenilginin o kısa başlangıcında”



Umuduna,
tenine ya da acına
kısacası sana bulaşmış ötekilere aldırmadan,
ve hiç dokunmadan
geride bırakılmış bir şehrin sancısına
“seni sevebiliyorum”
Yine de iki hece fazla…


Tenini çıkar git kadın!
Seni kim saklar
Sen artık aşikârsın
öpemem artık kirpiklerinden…
çekemem içime
vurulmuşken nefesimden



Yeminiyle sarıldığı an sevgililerin
ne kekeme bir sarılıştı o an…
işte o an kırıldı düş,
hayal ya da çırpıntı

“yaklaşıp da içine olamadıklarımız ya da içine sokulup da yaklaştığımızı sandıklarımız....”


Söylesene karşılaşabilir miyiz yeniden bu evrende…
esirgediğimiz tüm düşler
delik deşik iğfal olmuşken böyle,
söylesene
sarılır mı bir katil
sıradan bir maktule
yüzleşecek kadar erkek olamadığımız tüm korkular
ölüp de unutsak belki birbirimizi
çehremiz kalmasa yani
inan daha çok ihtimaliz birbirimize
zamana saklanan çaresizler
yüzlerde daha çok iz, izbelik
ve unutmak…
telaşlı bir masalın uyuttuğu
kandırılmış çocuklar
şiirin kapısına vurulmuş sürgü
tarih ne eski, ne de tekerrür
tarih biziz sevgili!
son hecem değil belki,
ama ondan bir önceki



sen yine de bunlara aldırma
kelimeler hatırlatacak seni bana
kelimelerim…
ben unutacağım



şimdi seni bir kez daha sevdikçe
insanlığıma dönüyor
geriye kalan yanım.
bir şair öldüğünde
dizeler çarpıyor duvarlarıma
dört yanım deniz
demek ki ben bir adayım.
Issız, uğraksız, kelamsız…


Eski bir falın kehaneti tuttu şehrin birinde
an işte o an tutuldu
sana devrik cümleleri sevdiremedim
oysa ben
sevdiğim her şeyi çoktan devirdim.



kimse hatırlamaz kirpiklerinden öptüğümü
ve kimse hatırlamayacak bu mayıs akşamını
seni nasıl sevdiğimi sen unutursan
inan kimse…



Bir kedi gibi saklanacağım senden
Vedayı ben yazarım, şair benim ne de olsa
gözünde yaş kaldıysa
sen ağıt yak…
çünkü an tutuldu bir kere…


06–05–2008
Gökçehan Daçe

Hiç yorum yok:

Saian - Ay Şarkısı

Saian - Ay Şarkısı