
Bugün bazı sözler ve aptallıklar üzerine konuşacağız. Özellikle aptalların ben öyle değilim demediği bir yazı olmamasıdır, okuduktan sonra kalanın…
Kendi çelişkisinde insan inanılmaz masum gözükür izleyiciye, nedir bu masumiyet yakıştırması hepimizin aynı aptallığı sık sık tekrarlamamızdan mı kaynaklanır. Bir kuşak, bir çağ mı yaptı acaba bunları bize! Mutsuz insan modeli: Nerdeyse tüm dünyayı içine almaya başlamıştır bu model, yüzeysel mutlulukların arkasında, maskelerin ardında bir mutsuz ifade bulunmakta artık. Neden en fazlada bu çağda sanki bir salgın halinde tüm insanlığı eline aldı? Birçok nedenden en sık tekrarlanan üzerinde gezinmek belki de en iyisi; Nietzsche’nin “umut kötülüklerin en sonuncusudur” aforizması üzerine yapılan sohbete göz atmışlar bilir, hemen hemen tüm dünyada ki insanlar buna içten inanır; işte mutsuzluk bundan sonraki ahmaklıkta yatmaktadır. Bilmesine rağmen yinede umut etmekten kendini alamamaktadır insanoğlu. Oysa çok çabuk öğreniriz kelimelerin içinin çoktan boşaltıldığını ya da kelimelerinizi kullanan insanların ses tellerini çalıştırmaktan başka amaçları olmadığını. Buna rağmen umut eder insanoğlu, neyi peki; anlaşılmayı ve yalnız olmadığını hatta anlamsız olmadığını umut eder. Kurgusunda mükemmelleşen kendinin, hayal( aynasal yansıma) olduğunu görmemeyi umut eder. İçten içe bilir ama itiraf edemez kendi dâhil her şeyin anlamsız bir boşluk olduğunu. Eski bir yasadır oysa “hiçlikten hiçlik çıkar”. İşte bundan sonra her gün kendi kurduğu kısır döngü halini almış yaşamı yaşamaya devam etmesi mutsuzluğunun derinleşmesine yol açar. Bu kurguyla yüzleşmedikçe de boşluğu kadar umudu artar artıkça daha aptalca şekilde inançlara, kavramlara, dinlere ve tanrılara sarılır yarattığı. Tan kızıllığında* ki değişiyle “en büyük aptallığımız yanlış olduğunu bildiğimiz öncüllerden sonuçlar çıkarmamızdır”. Peki, nedir bu kısır döngünün çıkışı; sanırım yeni dinler, yeni felsefeler ve dürüst tanrılar yaratmak ama bu çağın insanı bunun için asla yetkin hale gelemeyecektir der boşluğun. İşte son söz burada söylenir. Nedir Zerdüşt’ün bahsettiği üst insan ve hangi zamandadır. (işte bu umutta benim ahmaklığım)
House of Duarden
*Tan kızıllığı : Ahlaksal Önyargılar üzerine düşünceler “F.Nietzsche”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder